Bosuna mıydı?
Boşuna mıydı çekilen acılar?
Uğruna yaşamadığımız gençlik…
Sokaklara yazdığımız yazılar…
Tohumlar ektik
yeşerecek diye…
Sevda, kadın teni olmadı bize.
Özgürlüktü.
Eşitlikti onun adı.
Karanlığa isyandı.
Emek kazanacaktı.
Onca ter boşa mı aktı?
İlmek ilmek devrim işleyenler…
Ölüme gülerek yürüyenler…
Kahrolsun emperyalizm diyerek
sehpayı tekmeleyenler…
Boşuna mı öldü onlar?
Çöle tohum mu ektiler?
Neden terse aktı bu nehir?
Rüzgâra mı söylendi o şarkılar?
Kim ihanet etti…
kim?
Bir sele teslim oldu
uğruna savaştıklarımın bazıları…
Ama biz…
yine de doğru taraftaydık.
Ve biz…
insanı sevmekten hiç vazgeçmedik.
Fethiye
Bazı mücadeleler kazanmak için değil, insan kalabilmek içindir.
Bugün, 8 Nisan 2026
Bugün kalbimden bir yükü indirdim.
Boşuna mıydı? diye sorduğum sorular artık kağıtta duruyor,
ve orada vicdanımın sesi yankılanıyor.
Mücadele, öfke, hayal kırıklığı… hepsi bu satırlarda saklı.
Ama en önemlisi: insanı sevmekten vazgeçmedim.
Bugün, içimi döktüğüm için rahatladım;
bugün, bir vicdanın sorgusu hayata dokundu.
Ve bugün biliyorum ki, yazdığım her satır
hem bana hem de bir gün bu satırları okuyacak olanlara güç verecek.
